SSK PRİM KESİLMESİ


Yazan: Selvi Topaler - 06.06.2018 21:35:19

Merhabalar:Lise kantininde calışmaktayım 4 yıl oldu şimdiye kadar ssk primlerim yatırılıyordu
2017 yılında muhasebeci ile ortak oldu işveren okul hazıran ayında kapanınca primlerim yatmamaya baslandı ve acıklama olarak ceza cıkar diye bize bir acıklama yapıldı tekrar okul acılınca tekrar başlaması gereken prim günlerim 5 ay yatırılmamış oldugunu hastaneye gidince ögrendim ve söyleyince pardon unuttuk deyip baslangıç yapıldı kısacası her okul kapanması ve acılması durumunda çıkış ve giriş yapılmaktadır.sizden ricam bu konu ile ilgili böyle bir kanun var mı yadaokul kapalı iken firma primlerimi yatırır ise cezayi uygulama var mı ilgileriniz için şimdiden teşekkür ederim


Sponsor Reklam


Cevaplayan: Yaşar Gönenç - 07.06.2018 08:04:43
Sayın Selvi Topaler
Soru: Okulda kantin görevlisi olarak çalışan birisi var. Her yıl çıkış giriş yapılıyor bundan dolayı kendisine kıdem tazminatı verilmesi gerekir mi ?

İşçinin ne zaman çıkacağı bilinmiyorsa yada çalışması belirli bir süreyle sınırlandırılmamışsa, o işçi için belirsiz süreli sözleşme yapılır. İşin bitmesi belirli bir zamana yada belirli bir olgunun ortaya çıkmasına bağlı ise belirli süreli iş sözleşmesi yapılır.


Şimdi bahsettiğiniz okul kantininde okulun ne zaman açılıp ne zaman kapanacağı belli olduğu için işçinin ne kadar süreyle çalışacağı da bellidir. O yüzden bu durumdaki işçiler için ilk bakışta belirli süreli iş sözleşmesi yapılmalıdır görüşü öne çıkabilir. Fakat bir sonraki eğitim döneminde de kantinde aynı personel görevlendirilecek ise işte burada zincirleme iş sözleşmesi kavramı devreye girer ki, bu da işçinin kıdem tazminatı dahil diğer tüm haklarını almasını sağlar. Zincirleme iş sözleşmesi olması için esas nedene bağlı bir sebep olması lazım.

-İşveren açısından bakıldığında, işveren gerçekten işçiyi sadece bir yıllığına çalıştırmış olabilir. Sonuçta işveren bir sonraki sene başka bir işçiyle de çalışmak isteyebilir. Haliyle başlangıçta belirli süreli iş sözleşmesi imzalanması son derece normaldir. Fakat eğitim dönemi sonunda çıkışı verildiğinde nasılsa belirli süreli iş sözleşmesi yaptım 1 yıldan az olduğu için kıdem tazminatı da ödemem diyemez/dememeli. Çünkü bir sonraki sene tekrar aynı işçiyi işe aldığında çıkış işleminin işin gereği olarak mecburi bir işten çıkarma olduğu ortaya çıkar ve belirli süreli sözleşmesi yeni dönem için tekrar düzenlendiğinden zincirleme bir hal alır.

-Aslına bakarsanız bunu bir çok işveren ve işçi de maalesef bilmez ve işveren sözleşmen belirli süreli diye tazminat ödemez, işçi de sözleşmem belirli süreli 1 yılı doldurmadım diye tazminat talep etmez. Fakat gün gelirde konu mahkemeye taşınırsa mahkemede işçi lehine karar çıkması olasılığı yüksektir. Belirli süreli iş sözleşmelerinin tekrarı halinde zincirleme iş sözleşmesine dönmesinden hareketle işçi lehine sonuçlanmış mahkeme kararları mevcuttur.

-Madem ki böyle bir risk var peki işveren ne yapmalı derseniz. Biliyorsunuz ki Ssk`da 6111 sayılı kanundan doğan personel istihdamı var. Bu teşvike göre işveren şartları sağlayan personel alması durumunda neredeyse yarı yarıya prim ödemektedir. Şartları taşıyan personel en az 24 ay boyunca bu teşvikten yararlanabilmektedir. Fakat bu süre içerisinde çalıştığı yerden çıkışı verilip tekrar işe girişi olursa teşvikten yararlanma hakkını kaybeder.

-İşveren bence en baştan sözleşmeyi belirsiz süreli imzalamalı ve sömestr ve yıl sonu tatillerinde işçiyi ücretsiz izinli göstererek çalışılmayan bu dönemde prim ödememe yolunu seçmelidir. Bu yolun tercih edilmesi işverene ayrıca bir yük getirmeyeceği gibi çalıştırdığı işçi teşvikten yararlanan bir işçi ise bu teşvikten de yararlanma hakkını korur, 24 ay dolana kadar söz konusu işçi için teşvikten yararlanır. Ayrıca kafalardaki hem işçi hem işveren açısından sözleşmenin belirli süreli mi, belirsiz süreli mi olduğu şeklindeki soru işaretleri gider. Bu durumdaki bir işçiyi işveren işten çıkarırsa kıdem ve ihbar tazminatlarını alır.

-İşveren tazminat ödememek istiyorsa her dönem farklı işçi çalıştırmalı ve çalıştırdığı her işçi için belirli süreli iş sözleşmesi imzalatmalıdır. Aynı personeli sürekli her yeni dönemde tekrar işe alıyorsa tazminat ödemekle karşı karşıya kalması muhtemeldir.

-Umarım faydalı olur...


Cevaplayan: Yaşar Gönenç - 07.06.2018 08:04:55
Sayın Selvi Topaler
Soru: Okulda kantin görevlisi olarak çalışan birisi var. Her yıl çıkış giriş yapılıyor bundan dolayı kendisine kıdem tazminatı verilmesi gerekir mi ?

İşçinin ne zaman çıkacağı bilinmiyorsa yada çalışması belirli bir süreyle sınırlandırılmamışsa, o işçi için belirsiz süreli sözleşme yapılır. İşin bitmesi belirli bir zamana yada belirli bir olgunun ortaya çıkmasına bağlı ise belirli süreli iş sözleşmesi yapılır.


Şimdi bahsettiğiniz okul kantininde okulun ne zaman açılıp ne zaman kapanacağı belli olduğu için işçinin ne kadar süreyle çalışacağı da bellidir. O yüzden bu durumdaki işçiler için ilk bakışta belirli süreli iş sözleşmesi yapılmalıdır görüşü öne çıkabilir. Fakat bir sonraki eğitim döneminde de kantinde aynı personel görevlendirilecek ise işte burada zincirleme iş sözleşmesi kavramı devreye girer ki, bu da işçinin kıdem tazminatı dahil diğer tüm haklarını almasını sağlar. Zincirleme iş sözleşmesi olması için esas nedene bağlı bir sebep olması lazım.

-İşveren açısından bakıldığında, işveren gerçekten işçiyi sadece bir yıllığına çalıştırmış olabilir. Sonuçta işveren bir sonraki sene başka bir işçiyle de çalışmak isteyebilir. Haliyle başlangıçta belirli süreli iş sözleşmesi imzalanması son derece normaldir. Fakat eğitim dönemi sonunda çıkışı verildiğinde nasılsa belirli süreli iş sözleşmesi yaptım 1 yıldan az olduğu için kıdem tazminatı da ödemem diyemez/dememeli. Çünkü bir sonraki sene tekrar aynı işçiyi işe aldığında çıkış işleminin işin gereği olarak mecburi bir işten çıkarma olduğu ortaya çıkar ve belirli süreli sözleşmesi yeni dönem için tekrar düzenlendiğinden zincirleme bir hal alır.

-Aslına bakarsanız bunu bir çok işveren ve işçi de maalesef bilmez ve işveren sözleşmen belirli süreli diye tazminat ödemez, işçi de sözleşmem belirli süreli 1 yılı doldurmadım diye tazminat talep etmez. Fakat gün gelirde konu mahkemeye taşınırsa mahkemede işçi lehine karar çıkması olasılığı yüksektir. Belirli süreli iş sözleşmelerinin tekrarı halinde zincirleme iş sözleşmesine dönmesinden hareketle işçi lehine sonuçlanmış mahkeme kararları mevcuttur.

-Madem ki böyle bir risk var peki işveren ne yapmalı derseniz. Biliyorsunuz ki Ssk`da 6111 sayılı kanundan doğan personel istihdamı var. Bu teşvike göre işveren şartları sağlayan personel alması durumunda neredeyse yarı yarıya prim ödemektedir. Şartları taşıyan personel en az 24 ay boyunca bu teşvikten yararlanabilmektedir. Fakat bu süre içerisinde çalıştığı yerden çıkışı verilip tekrar işe girişi olursa teşvikten yararlanma hakkını kaybeder.

-İşveren bence en baştan sözleşmeyi belirsiz süreli imzalamalı ve sömestr ve yıl sonu tatillerinde işçiyi ücretsiz izinli göstererek çalışılmayan bu dönemde prim ödememe yolunu seçmelidir. Bu yolun tercih edilmesi işverene ayrıca bir yük getirmeyeceği gibi çalıştırdığı işçi teşvikten yararlanan bir işçi ise bu teşvikten de yararlanma hakkını korur, 24 ay dolana kadar söz konusu işçi için teşvikten yararlanır. Ayrıca kafalardaki hem işçi hem işveren açısından sözleşmenin belirli süreli mi, belirsiz süreli mi olduğu şeklindeki soru işaretleri gider. Bu durumdaki bir işçiyi işveren işten çıkarırsa kıdem ve ihbar tazminatlarını alır.

-İşveren tazminat ödememek istiyorsa her dönem farklı işçi çalıştırmalı ve çalıştırdığı her işçi için belirli süreli iş sözleşmesi imzalatmalıdır. Aynı personeli sürekli her yeni dönemde tekrar işe alıyorsa tazminat ödemekle karşı karşıya kalması muhtemeldir.

-Umarım faydalı olur...


Konu İle Alakalı Soru veya Görüşlerinizi Buraya Yazın
Adınız Soyadınız

Konu İle Alakalı Soru veya Görüşleriniz

Resimdeki kodu kutuya yazın

Etiketler : Prim